
DÖRDÜNCÜ İŞARET: Müvazene ve tafdil, vaki' mevcudlar içinde olduğu gibi; imkânî, hattâ farazî eşyalar içinde dahi olabilir. Nasılki ekser mahiyetlerde, müteaddid meratib bulunur. Öyle de: Esma-i İlahiye ve sıfât-ı kudsiyenin mahiyetlerinde de, akıl itibariyle hadsiz meratib bulunabilir. Halbuki Cenab-ı Hak, o sıfât ve esmanın mümkün ve mutasavver bütün meratibinin en ekmelinde, en ahsenindedir. Bütün kâinat, kemalâtıyla bu hakikata şahiddir. "Lehül Esma-ül Hüsna" bütün esmasını ahseniyet ile tavsif, şu manayı ifade ediyor.
Sözler ( 618 )32. Söz /2.mevkıf/3.maksad


İlk yaratılanın en kemal halinde yaratıldığı; aralarında milyon yıl olan bu iki örümceğin tavrındaki aynılık gösteriyor. Yani ilk yaratılan en kemalinde yaratılmıştır. Halık sıfatı ve esması, kendileri kamil olduklarından, işi noksan bırakmamış, mahluku ve sıfatlarını olacak en mükemmeli ile varetmiştir. “ahsen-ül halıkin”

Milyon yıl önceki bir örümceğin gösterdiği şefkat ki O’nun Rahim sıfatının, örümcekteki yansımasıdır. Yaratılmaya başlamasıyla dünya sahnesinde görüldüğü anla birlikte örümcek nevi ve her bir ferdinde görülen şefkat, günümüze kadarki fertler sayısınca cilvelenegelmişitr. Buradan yola çıkarak, tüm yaratılan mahluklar ve bugüne kadar onlarda da görülen şefkat cilvelerini toplasak, bu toplama göre O’nun şefkatini kıyas ederek “ O en şefkatlidir” demek, şefkatinin tafdilliğini ifade etmez. Aynı şekilde mümkinattan olup, daha varlığa çıkmamış ama çıkabilecek olan mahlukların her birindeki şefkat cilvelerini de buna katsak. Hatta aklın ve tasavvurun alabileceği tüm şefkat cilvelerine de buna katsak ve kıyas etsek, “O’nun şefkati tüm bunların ekmelindedir” denecektir. Ve bu kıyas mümkinatın nihayetsizliğinden dolayı devam edegelecektir. Ayrıca bu şefkatler gölgeler olduğundan, O’na ait hakiki şefkati kıyaslayacak bir mertebeye gelemeyecektir.
İşte “en şefkatlidir” bunu anlatmaktadır.”Errahmannürrahimin”, “ahsen-ül rahimin”